Ocak, 2020

now browsing by month

 

Karın Bölgesindeki Yağlardan Kurtulmak Mümkün mü?

diyetg-nl-g-m-com

Kilo alımı çoğu zaman vücudun farklı bölgelerinde yağ birikmesi ile ilişkilidir. Vücutlarında dengesiz yağ dağılımı sorunu olan kadınların şikâyetleri ve problemlerine çözüm arayışları ne yazık ki hiç bitmez. Kalça, basen, mide ve karında toplanan yağlardan kurtulmak isterler. Çoğu, bazı bölgelerde biriken yağlara odaklanırlar ve bu adeta saplantıları olur.

Sadece bazı alanlarda odaklı olarak, vücudun bir bölgesindeki yağı kaybetmek için salt tek bir noktada uygulanacak egzersizler ve bölgesel yağ kaybetmeye yönelik diyetler olduğunu hayal edersiniz. Hâlbuki bu işin prensibi; yağ yakmak için tüm vücudu, özellikle büyük kas gruplarını çalıştırmanız ve fazla kilolardan, biriken yağlardan kurtulmak içinse harcadığınız kaloriden daha az kalori almanız gerektiğidir.

Bir diğer hatırlatma ise en son alınan, biriktirilen yağın en önce gideceğidir. Aslında, yağların armut (basende toplanan) ya da elma (karın çevresinde toplanan) olması özelliğini kalıtımsal özellikleriniz belirler. Beden yağları genetik nedenlerle karın yerine kalçalarda biriken insanlar daha şanslıdır. Kadınlar bu yüzden menopoza kadar avantajlı sayılırlar ama sonra durum değişir.

Çoklukla ileriki yaşlarda yağlar, basen bölgesinde değil de daha çok bel çevresi ve karın etrafında birikir. Böyle olmasının bir iyi, bir kötü tarafı vardır. Basende biriken yağlar, karın bölgesinde biriken yağlara oranla daha inatçıdır, sizi daha zor terk eder; oysa karın çevresindeki yağları daha kolay yakabilirsiniz. Onun dezavantajı ise bu bölgede toplanan yağların, insilün direnci, karaciğer yağlanması, yüksek kolesterol, metabolik sendrom, Tip 2 diyabet gibi hastalıklara neden olabilmesi, kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini artırmasıdır. Ciddi anlamda sağlık risklerini taşır.

Karın bölgesindeki yağlar ve egzersiz

Bu bölgedeki yağlar, karın boşluğuna gövde ve iç organlar arasında toplanır. Mekik ve karın sıkıştırma çalışmaları bu bölgedeki yağları yakmaz, yalnızca buradaki kasları geliştirip gererek, sıkı bir görünüm elde edilmesini sağlar. Bu nedenle sadece mekik çekerek ya da karın sıkıştırma hareketleri yaparak bel bölgesinde gerçek bir incelme yaratamazsınız. Nabzınızı belli sayının üstüne çıkarmak için kardio (aerobik) hareketler yapmanız ve ağırlıklarla kasları güçlendirmeniz, vücudunuzu esnetmeniz, germeniz gerekir.

Bel ve karın çevresindeki yağlanmayı önlemek için neler yapılabilir?

  • Yağlardan alınan kalori, yaklaşık 1 gram için 7 kaloridir; bu oran, protein ve karbonhidratlarda 1 gram için 4 kaloridir. Sağlıklı olduğu bilinen zeytinyağının bile gereğinden fazla kullanımı, kilo alımını artırır. Diğer yandan yağlar, sağlığınız için bir o kadar gerekli olduğundan, sınırlı tüketmelisiniz. Et, süt, yoğurt gibi doğal ürünlerde bulunan doymamış hayvansal yağlara ise çok dikkat etmelisiniz.
  • Kızartma veya yüksek ısıda ızgara yöntemleri, besinlerin vitamin-mineral değerlerinin kaybolmasına neden olur. Pişirmede; düşük ısıda fırın veya haşlama gibi yöntemleri tercih etmelisiniz.
  • Her öğünde yağsız protein tüketmeye çalışın. Her yemeğe biraz protein eklemek; daha hızlı kilo vermenize, metabolizmanızı hızlandırmanıza yardımcı olur. Çünkü proteinin sindirimi daha zordur ve sizi daha uzun süre tok tutar. Et, balık ve tavuğun yağsız olanlarından seçmeniz ve kızarmış etten kaçınmanız gerekir. Derisiz tavuk göğsü ve hindi, mükemmel protein seçenekleridir. Yüksek yağ yakımına yardımcı olan yumurta, proteinlerin yanı sıra B12 vitamini içerir; bu da, vücutta yağ yakımını artırır ve yumurta yiyenler daha uzun süre tokluk hissederler.
  • Daha fazla sebze ve meyve tüketmelisiniz. Sağlıklı bireylerin günlük vitamin ve mineral ihtiyaçlarını karşılamaları için 3-4 porsiyon meyve, 2-3 porsiyon da sebze yemeleri önemlidir. A, C, E vitaminleri ile beta-karoten, likopen, polifenoller gibi flavonoidler vb. antioksidan yönünden zengin vitaminleri içeren tarzda beslenmelisiniz.
  • Posalı beslenmeye özen göstermelisiniz. Günlük lif ihtiyacımız ortalama 25-30 gram kadardır. Posa tüketimini arttırmak için sebze ve meyve tüketiminin yanı sıra haftada en az 2 kez baklagiller tüketerek beslenmenizi çeşitlendirmelisiniz.
  • Ekmek tercihiniz tam buğday, çavdar, tam tahıllı ekmeklerden yana olmalıdır. Beslenmemizde kan şekerinizi hızla yükselten karbonhidratların (tatlı, hamur işleri, beyaz pirinç vs.) yerine mümkün olduğu kadar daha kepekli ve tahıldan zengin gıdalar tercih edin.
  • Geç saatlerde yemek yemeyin. Yemekten kısa süre sonra yatağa gidilmesi, kilo alımına neden olur. Hazımsızlıkla beraber yaşanan kalitesiz uyku da özellikle bel çevresinde yağ birikmesine neden olur. Gerçekten bir şeyler yemeye ihtiyacınız varsa küçük bir porsiyon meyve ile yetinin. Bu, uykuya rahat geçmenizi sağlayacak küçük boy bir muz veya küçük bir avuç badem veya ceviz de olabilir.
  • Kahve yerine bitkisel çayları tercih etmelisiniz. Aslında kahve aşırı olmamak kaydı ile metabolizma hızını artırmada yardımcı olur; ancak fazlası zararlıdır, 2 fincan ile sınırlamak daha doğru olur. Onun yerine gün içinde içeceğiniz yeşil çay, daha fazla kalori yakmanızı sağlar.
  • Tuz ve şekeri azaltmalısınız. Vücudunuzun, tükettiğiniz kadar şeker ve tuza aslında ihtiyacı yok. Yediğiniz her besin maddesi zaten bir miktar tuz ve şeker içeriyor. Vücudunuzu yavaş yavaş daha az şeker ve tuz tüketmeye alıştırabilirsiniz.
  • Omega-3 yağlarla beslenin. Haftada 2-3 kez ızgara veya buğulama olarak balık tüketin; günde 2-3 adet ceviz içi veya 5-6 adet fındık yiyin.
  • C vitamini ve kalsiyum alın. C vitaminlerinin çalışmalar sonucu özellikle bel çevresinde toplanan yağı azalttığı ve egzersiz öncesi yeterli C vitamini alanların, daha çok yağ yaktıkları yönünde bulgular elde edildi. Diğer yandan, kalsiyumdan zengin beslenmenin, kilo kaybında yardımcı olduğu konusunda çalışmalar yapılıyor; karın ve bel bölgesinde biriken yağların kaybı için kalsiyum öneriliyor. Az yağlı süt ürünlerinden alınan kalsiyum etkilidir ancak kalsiyumu, süt ürünü olmayan besinlerden de (brokoli gibi) sağlayabilirsiniz.

Hazırlayan
Banu Kazanç
Beslenme ve Diyet Uzmanı

Kış mevsiminde balık tüketmek için 5 neden

İnsan sağlığı açısından son derece önemli faydaları içinde barındıran deniz ürünlerinin her biri adeta birer sağlık deposu. Kış aylarının vazgeçilmez besinlerinden olan balık etinin, insan sağlığı açısından birçok faydasının olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanları balığın faydaları hakkında bilgi verdi.

kis-mevsiminde-balik-tuketmek-icin-5-neden-85451

1.    Kalp hastalıkları riskini azaltır

Balığın içerisinde bulunan omega 3 yağ asitleri kan yağlarını düşürerek kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltır 

2.    Alzheimer riskini azaltır 

Yapılan arastırmalar haftada 1 balık tüketmenin beyindeki gri madde nöronlarını koruyabileceğini göstermiştir.  Çalışmalarda haşlanmış veya fırında (kızartılmadan) balık tüketenlerin beyindeki öğrenme ve hatırlama merkezinin etkilendiği görülmüştür. 

3.    Saç ve deriyi güzelleştirir

Balık derinin iyi beslenmesini ve parlamasını sağlar. Yapılan çalışmalar balık ve balık yağının sedef hastalığına etki edebilecegini göstermiştir. 

4.    Depresyonu yenin 

Araştırmalar antidepresanlarla birlikte balık tüketilmesinin balık tüketmeyenlere göre depresyonu daha kolay yendiğini göstermiştir. 

5.    Kemik erimesini önler 

Küçük balıklarda bulunan kalsiyum kemiklerin güçlenmesini sağlar. Özellikle menopoz döneminde balık tüketmek şart . 
Balığın faydalarının yanında lezzeti de oldukca önemlidir. Her balık her mevsimde bulunmayacağı gibi tadı da mevsimden mevsime değişebilmektedir. Her balığın yağlandıgı bir ay bulunmaktadır bu da lezzetini etkiler. Ekim ayı gecici olarak Karadeniz’de beslenen balıkların Marmara’ya göçe başladıkları aydır. Palamut ve lüfer boldur. Kasım ayı  hamsi, levrek ve istavritin zamanıdır.  Aralık ayında ise palamut , hamsi, mezgit lezzetlidir. 
 

Ayva’nın Faydaları

Soğuk havalarda hastalık ihtimalinin artması nedeniyle bağışıklık sistemini güçlendirmek büyük önem kazanıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmede meyvelerin katkısına değinen Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet UzmanıUlaş Özdemir, “Ayva A, B, C vitamini ve potasyum bakımından zengin yapısıyla kanserden bağırsak rahatsızlıklarına, eklem ağrılarından öksürüklere kadar birçok hastalığa karşı koruyucu ve iyileştiricidir” dedi. Ayvanın içinde bulundurduğu polifenolik bileşikler, antioksidan bileşikler, diyet lifi, vitamin ve mineral açısından sağlık deposu olduğunu anlatan Özdemir, “100 gram ayvada günlük ihtiyacın yüzde 25’ini karşılayacak C vitamini bulunur. Ayva bağışıklığı güçlendirir ve kolesterolün dengede kalmasına yardımcı olur. Ayva çayı veya ayva suyu cilt yaralarının, akne ve lekelerin tedavisinde yardımcı olur” diye konuştu. Ayva’nın yararlarını daha detaylı bir şekilde yazımızın devamında bulabilirsiniz.

ayvanin-faydalari-19294

Aralarında elma ve armutun da bulunduğu “gülgiller” familyasından bir meyve olan ayvanın faydaları saymakla bitmiyor. Düşük kalorili bir meyve olan ayvanın yüzde 80’inin sudan oluştuğunu söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir “Ayvanın 100 gramında 52-57 kalori bulunur. Ayva, elma ve armuttan fazla polifenolik, antioksidan bileşikler bulundurur ve bu bileşikler diyet lifi, vitamin, mineral açısından sağlık deposudur” dedi.

Ayvayı kabuğuyla yiyin

Ayva nasıl tüketilmeli konusuna gelince, Ayvayı kabuğuyla yemenin diyet lifi alımını artırdığını söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir “Diyet lifi diğer meyvelerde de olduğu gibi kilo kontrolü için önemlidir. Ayva çiğ yendiği gibi pişmiş halde, reçel, marmelat, ayva suyu, çayı şeklinde de tüketilebilir. Meyvenin etli kısmında kateşin epikateşin denilen ayvaya buruk tadını veren tanenler bulunur. Bu bileşenler kolonda kansere sebep olan toksinleri ve kimyasalları bağlayarak ve mukozayı koruyarak özellikle kolon kanseri gibi bağırsak hastalıklarına karşı koruyucu rol oynar” dedi. Özdemir, ayvanın sindirim sistemi hastalıklarında, ishal, mide ağrıları ve bulantılarında da olumlu yararları olduğunu belirterek, “Ayva suyunun gastrik ülserlerde yardımcı olduğu ve gastrointestinal sistemi rahatlattığı da biliniyor” diye konuştu.

Kötü kolesterolden, stresten korur

Ayvanın C vitamini bakımından oldukça zengin olduğunu vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir, “100 gram ayvada günlük ihtiyacın yüzde 25’ini karşılayacak kadar C vitamini bulunur. C vitamini açısından zengin meyveler ve sebzeler vücudumuzdaki zararlı serbest radikalleri azaltmaya yardımcıdır ve strese karşı koruyarak vücudumuzun zayıf düşmesini önler. Ayrıca bu özelliği ile ayva bağışıklığı güçlendirir, mikroplar ve virüslerden koruyarak hastalıklara karşı koruyucu rol üstlenir” dedi.  Özdemir, ayvanın kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolün ve kan basıncının dengede kalmasına destek olduğunu söyleyerek, damar tıkanıklığı, kalp krizleri gibi koroner kalp hastalıklarına karşı da koruyucu olduğunu dile getirdi.

Böbrek taşı oluşumuna karşı

Ayva gibi potasyum bakımından zengin gıdaların tüketilmesinin kan basıncı seviyesinin kontrol altında tutulmasını sağladığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir, “Ayvanın potasyum içeriği böbrek sağlığının korunmasında da ön plana çıkıyor. Yapılan araştırmalar yeterince potasyum tüketmenin böbrek taşı oluşma riskini önemli oranda azalttığını ortaya koyuyor” açıklamasında bulundu.

Ayva ağrıları azaltır, öksürüğe iyi gelir

Ayvayı direkt olduğu gibi dilimlenmiş halde ağrıyan eklemlere, yaralara, şişiklere, göğüs ucu ağrılarına sürerek ağrının hafifletilebildiğini söyleyen Ulaş Özdemir “Ayvanın cilde faydaları’na baktığımızda, ayva çayı veya ayva suyu cilt yaralarının, akne ve lekelerin tedavisinde yardımcı olur. Serbest radikalleri azalttığından dolayı daha sağlıklı ve genç bir görünüş sağlamada rol oynar. Göz ağrılarında gözlerin üstüne ince ayva dilimleri koyarak 10 dakika bekletilebilir, ayva çayı ile sıcak uygulanabilir. Ayva suyu veya ayva çayı öksürüğe iyi gelir, bağışıklık sistemini destekler. Grip, nezle gibi hastalıklarda tedavi amacıyla kullanılabilir” dedi.

Sindirim sistemi dostu: Karnabahar

Sindirim sistemi, alınan besinlerin sindirim kanalı boyunca ilerlemesini, sindirim salgıları ile parçalanmasını ve emilmesini sağlar. Bu sürecin sağlıklı bir şekilde devamlılığı için dengeli ve lifli beslenmenin çok önemli olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Sindirim sitemimizi, özellikle de mide-bağırsak sağlığımızı korumak için sağlıklı beslenme çok önemli. Karnabahar mide asitlerini dengeler. Karnabahar yemeği ‘mide dostu’ yemeklerin başında geliyor” açıklamasında bulundu.

ASD
mana photo

Sindirim sisteminin yaşamsal faaliyetlerini güçlendiren ve devam ettiren en önemli etkenlerinden biri; orada yaşayan yararlı bakteriler olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Bu yararlı bakterilerin (probiyotik) yaşaması ve çoğalması için gereken lifi, besinler en fazla tam tahıllar, kuru baklagiller, pırasa, karnabahar, sarımsak, soğan, yeşil yapraklı sebzeler, muz, avokado gibi meyveler, turşu, boza, şıra, sirke ve tarhana gibi fermente ürünler ve kefir, yoğurt gibi fermente süt ürünleridir. Özellikle karnabahar yemeği ‘mide dostu’ bir yemek olarak örnek verilebilir. Karnabahar mide asitlerini dengeler” dedi.

Mideye iyi gelen besinler kişiden kişiye değişebilir

Mideye iyi gelen besinlerin bazen kişiden kişiye farklılık gösterebildiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Patates suyunun mideye yararı ile ilgili yapılan çalışmalar olumlu, fakat herkes için iyi gelir demek için yeterli değildir. Ancak mide-bağırsak hastalıklarını önlemek için bitki çayları en doğal etkiye sahip. Rezene çayı, papatya çayı, meyan kökü ve tıbbi nane çayı en önemlileri. Nane çayı reflüsü olanlar için uygun değil” şeklinde konuştu.

Aşırı sıcak, kafeinli ve aşırı baharatlı yiyecekler mide ve bağırsak için zararlı

Sağlıklı beslenme alışkanlığının çocuklukta, hatta bebeklikte, ailede başladığını vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Katkı maddeli hazır yiyecekler, aşırı baharatlı-soslu-kremalı yiyecekler, kızartmalar, aşırı soğuk-aşırı sıcak yiyecekler, asit oranı yüksek içecekler, aşırı şekerli yiyecekler, aşırı kafeinli içecekler mide ve bağırsak sağlığına zarar veren yiyeceklerdir” şeklinde konuştu.

Sadece sağlıklı beslenme ile mide kanseri riski en aza indirilebiliyor

Yapılan çalışmalara göre mide kanserini önleyici olarak tek bir besinin kesin olarak bağdaştırılamadığını söyleyen Tuba Örnek, “Çalışmalar şunu gösteriyor ki; mide kanseri veya diğer kanserlerden korunmak sağlıklı ve dengeli beslenmekten geçiyor. Sadece sindirim sistemini olumsuz etkileyen yiyeceklerden uzak durduğumuz zaman bile kanser riskini en aza indirgemiş oluyoruz” dedi.

KİLO VERMEK İÇİN 8 SÜPER GIDA – (HAFTALIK SAĞLIKLI BESLENME!)

Merhaba arkadaşlar bugun zayıflamak için 8 tane gıdadan bahsedeceğim

1 . Burokoli

2. SALATALIK

3. BAKLİYATLAR

  • Demirhindi.
  • İ̇rmik.
  • Kırmızı Mercimek.
  • Kuru Bakla.
  • Kuru Fasulye.
  • Mısır.
  • Nohut.
  • Pirinç

4.YULAF EZMESİ

YULAF EZMESİNİ SÜTLE VE YAĞ KONUP NOHUT GİBİ KAYNATILACAK PİŞİRİLECEKTİR

5.KETEN TOHUMU

ANTİOKSİDAN VB 30 GR TAZA CEKİLMİŞ GIDALARA KATILMADIR YOGUR SALATA YEMEK GİBİ GIDALARA SERPİŞTİRİLİR

6. ELMA

ÜNLÜ SÖZ 1 ELME DOKTORU UZAK TUTAR

7. YEŞİL CAY

8. ACIBİBER

Uzun Yaşamın Sırrı! – Oytun Erbaş – Olmaz Öyle Saçma Tıp! B01

FluTV şimdi de tıp alanına el atıyor! Karşınızda deneysel tıp çalışmalarıyla dünyaca ünlü doktor Oytun Erbaş. Provokatör editörümüz İlker Canikligil soruyor, Oytun Hoca acımasızca ezber bozuyor! İlker Canikligil ve bir doktor olmasına rağmen Oytun Hoca neden doktorlara uyuz oluyorlar? Safra kesenizi aldırmasanız da olur mu? Tıbbın akıl almaz saçmalıkları nelerdir? Sorun insanda deyip bu konuyu kapatabildik mi? Hipokrat yemini var mı? Tıpta etik var mı? Tıp bir nevi yazı-tura oyunu mu? Uzun yaşamın “sır”rını artık bu programda açıklıyoruz: Hiçbir şey yapmayarak en uzun siz yaşayın! Uzun yaşam geniniz var mı, yoksa nereden alacaksınız bu geni? Kanser geni aynı zamanda hangi hayırlı işlere yarıyor? Oytun Hoca öpüşmeden önce neden laboratuvara gidiyor? Öpüşürken doğru kişiyi bulmak için ne yapmalısınız? Bu programdan sonra sigarayı bırakacak mısınız? Tomografi çıktı, MR çıktı ve nihayet ecelin adı kondu mu? Genetik belalardan biri de obezite mi? İnsanoğlu evrimi nasıl bozdu? Gelecekte bizi hasta bir toplum mu bekliyor? Ağır Yaşamlar programına çıkmadan önce yapmanız gereken obezite testi nedir? Her şeyi çözen, kafanıza süreceğiniz o mucizevi karışım nedir? Batı tıbbı bir yalandan mı ibaret? Bitkiler her şeye iyi gelir mi? Oytun Hoca’nın mottosu nedir? Yıpranma alametleri nelerdir? İlaç içmeden önce ne yapmalısınız? En nihayetinde vardığımız nokta “her şeyin aşırısı kötüdür arkadaşlar” mı oldu? Bir önyargıyı daha yıktık mı, tatlı ve güzel şeyler aslında hep de zararlı değil mi? Baklavasız yaşanır mı? Sıfır şeker olayı bir dümen mi? Eskiden herkes sağlıklı ve genç mi ölüyordu? Hafızanızı diri tutmak için şart olan yumurta kürü nedir? Beyin çöküşümüz ne zaman gerçekleşecek? Ortalığı zombiler, walking dead’ler mi saracak yavaş yavaş? Alay mı mektepli mi? Oytun Hoca nasıl oldu da okulu bitirmeden köyde doktor oldu? Bir hastalığın ilacı çoksa tedavisi yoktur mu? Oytun Hocamızın farelerle zoru ne? Ebegümeci hangi durumlarda işe yarar? Murphy kuralları yine nerede işliyor? Hastalıkların level’i genelde nedir? Hocamız nihayet açıklıyor: Hepimizde manyaklık geni var! Tıbba, bilime, deneylere dair tüm saçmalıkları aydınlatmaya çalıştığımız Olmaz Öyle Saçma Tıp, her şeyi bilimsel olarak sorgulayan Doktor Oytun Erbaş ile yayında. Bu programda anlatılanlar, tıbbi sorunlarınız için yetkili uzman ve kurumlara bizzat başvurmanız zorunluluğunu ortadan kaldırmaz, lütfen kendinize çok iyi bakınız. FluTV “Dünyanın En Otantik İçeriklerini Sunan” yepyeni bir dijital platformdur. Videolardan haberdar olmak için lütfen abone olun.

Destek için Patreon sayfamız: http://flutv.me Kanal: http://flutv.online Twitter: https://twitter.com/flutivi Instagram: https://www.instagram.com/flutv.online/

Kategori