Karın Bölgesindeki Yağlardan Kurtulmak Mümkün mü?

diyetg-nl-g-m-com

Kilo alımı çoğu zaman vücudun farklı bölgelerinde yağ birikmesi ile ilişkilidir. Vücutlarında dengesiz yağ dağılımı sorunu olan kadınların şikâyetleri ve problemlerine çözüm arayışları ne yazık ki hiç bitmez. Kalça, basen, mide ve karında toplanan yağlardan kurtulmak isterler. Çoğu, bazı bölgelerde biriken yağlara odaklanırlar ve bu adeta saplantıları olur.

Sadece bazı alanlarda odaklı olarak, vücudun bir bölgesindeki yağı kaybetmek için salt tek bir noktada uygulanacak egzersizler ve bölgesel yağ kaybetmeye yönelik diyetler olduğunu hayal edersiniz. Hâlbuki bu işin prensibi; yağ yakmak için tüm vücudu, özellikle büyük kas gruplarını çalıştırmanız ve fazla kilolardan, biriken yağlardan kurtulmak içinse harcadığınız kaloriden daha az kalori almanız gerektiğidir.

Bir diğer hatırlatma ise en son alınan, biriktirilen yağın en önce gideceğidir. Aslında, yağların armut (basende toplanan) ya da elma (karın çevresinde toplanan) olması özelliğini kalıtımsal özellikleriniz belirler. Beden yağları genetik nedenlerle karın yerine kalçalarda biriken insanlar daha şanslıdır. Kadınlar bu yüzden menopoza kadar avantajlı sayılırlar ama sonra durum değişir.

Çoklukla ileriki yaşlarda yağlar, basen bölgesinde değil de daha çok bel çevresi ve karın etrafında birikir. Böyle olmasının bir iyi, bir kötü tarafı vardır. Basende biriken yağlar, karın bölgesinde biriken yağlara oranla daha inatçıdır, sizi daha zor terk eder; oysa karın çevresindeki yağları daha kolay yakabilirsiniz. Onun dezavantajı ise bu bölgede toplanan yağların, insilün direnci, karaciğer yağlanması, yüksek kolesterol, metabolik sendrom, Tip 2 diyabet gibi hastalıklara neden olabilmesi, kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini artırmasıdır. Ciddi anlamda sağlık risklerini taşır.

Karın bölgesindeki yağlar ve egzersiz

Bu bölgedeki yağlar, karın boşluğuna gövde ve iç organlar arasında toplanır. Mekik ve karın sıkıştırma çalışmaları bu bölgedeki yağları yakmaz, yalnızca buradaki kasları geliştirip gererek, sıkı bir görünüm elde edilmesini sağlar. Bu nedenle sadece mekik çekerek ya da karın sıkıştırma hareketleri yaparak bel bölgesinde gerçek bir incelme yaratamazsınız. Nabzınızı belli sayının üstüne çıkarmak için kardio (aerobik) hareketler yapmanız ve ağırlıklarla kasları güçlendirmeniz, vücudunuzu esnetmeniz, germeniz gerekir.

Bel ve karın çevresindeki yağlanmayı önlemek için neler yapılabilir?

  • Yağlardan alınan kalori, yaklaşık 1 gram için 7 kaloridir; bu oran, protein ve karbonhidratlarda 1 gram için 4 kaloridir. Sağlıklı olduğu bilinen zeytinyağının bile gereğinden fazla kullanımı, kilo alımını artırır. Diğer yandan yağlar, sağlığınız için bir o kadar gerekli olduğundan, sınırlı tüketmelisiniz. Et, süt, yoğurt gibi doğal ürünlerde bulunan doymamış hayvansal yağlara ise çok dikkat etmelisiniz.
  • Kızartma veya yüksek ısıda ızgara yöntemleri, besinlerin vitamin-mineral değerlerinin kaybolmasına neden olur. Pişirmede; düşük ısıda fırın veya haşlama gibi yöntemleri tercih etmelisiniz.
  • Her öğünde yağsız protein tüketmeye çalışın. Her yemeğe biraz protein eklemek; daha hızlı kilo vermenize, metabolizmanızı hızlandırmanıza yardımcı olur. Çünkü proteinin sindirimi daha zordur ve sizi daha uzun süre tok tutar. Et, balık ve tavuğun yağsız olanlarından seçmeniz ve kızarmış etten kaçınmanız gerekir. Derisiz tavuk göğsü ve hindi, mükemmel protein seçenekleridir. Yüksek yağ yakımına yardımcı olan yumurta, proteinlerin yanı sıra B12 vitamini içerir; bu da, vücutta yağ yakımını artırır ve yumurta yiyenler daha uzun süre tokluk hissederler.
  • Daha fazla sebze ve meyve tüketmelisiniz. Sağlıklı bireylerin günlük vitamin ve mineral ihtiyaçlarını karşılamaları için 3-4 porsiyon meyve, 2-3 porsiyon da sebze yemeleri önemlidir. A, C, E vitaminleri ile beta-karoten, likopen, polifenoller gibi flavonoidler vb. antioksidan yönünden zengin vitaminleri içeren tarzda beslenmelisiniz.
  • Posalı beslenmeye özen göstermelisiniz. Günlük lif ihtiyacımız ortalama 25-30 gram kadardır. Posa tüketimini arttırmak için sebze ve meyve tüketiminin yanı sıra haftada en az 2 kez baklagiller tüketerek beslenmenizi çeşitlendirmelisiniz.
  • Ekmek tercihiniz tam buğday, çavdar, tam tahıllı ekmeklerden yana olmalıdır. Beslenmemizde kan şekerinizi hızla yükselten karbonhidratların (tatlı, hamur işleri, beyaz pirinç vs.) yerine mümkün olduğu kadar daha kepekli ve tahıldan zengin gıdalar tercih edin.
  • Geç saatlerde yemek yemeyin. Yemekten kısa süre sonra yatağa gidilmesi, kilo alımına neden olur. Hazımsızlıkla beraber yaşanan kalitesiz uyku da özellikle bel çevresinde yağ birikmesine neden olur. Gerçekten bir şeyler yemeye ihtiyacınız varsa küçük bir porsiyon meyve ile yetinin. Bu, uykuya rahat geçmenizi sağlayacak küçük boy bir muz veya küçük bir avuç badem veya ceviz de olabilir.
  • Kahve yerine bitkisel çayları tercih etmelisiniz. Aslında kahve aşırı olmamak kaydı ile metabolizma hızını artırmada yardımcı olur; ancak fazlası zararlıdır, 2 fincan ile sınırlamak daha doğru olur. Onun yerine gün içinde içeceğiniz yeşil çay, daha fazla kalori yakmanızı sağlar.
  • Tuz ve şekeri azaltmalısınız. Vücudunuzun, tükettiğiniz kadar şeker ve tuza aslında ihtiyacı yok. Yediğiniz her besin maddesi zaten bir miktar tuz ve şeker içeriyor. Vücudunuzu yavaş yavaş daha az şeker ve tuz tüketmeye alıştırabilirsiniz.
  • Omega-3 yağlarla beslenin. Haftada 2-3 kez ızgara veya buğulama olarak balık tüketin; günde 2-3 adet ceviz içi veya 5-6 adet fındık yiyin.
  • C vitamini ve kalsiyum alın. C vitaminlerinin çalışmalar sonucu özellikle bel çevresinde toplanan yağı azalttığı ve egzersiz öncesi yeterli C vitamini alanların, daha çok yağ yaktıkları yönünde bulgular elde edildi. Diğer yandan, kalsiyumdan zengin beslenmenin, kilo kaybında yardımcı olduğu konusunda çalışmalar yapılıyor; karın ve bel bölgesinde biriken yağların kaybı için kalsiyum öneriliyor. Az yağlı süt ürünlerinden alınan kalsiyum etkilidir ancak kalsiyumu, süt ürünü olmayan besinlerden de (brokoli gibi) sağlayabilirsiniz.

Hazırlayan
Banu Kazanç
Beslenme ve Diyet Uzmanı

Kış mevsiminde balık tüketmek için 5 neden

İnsan sağlığı açısından son derece önemli faydaları içinde barındıran deniz ürünlerinin her biri adeta birer sağlık deposu. Kış aylarının vazgeçilmez besinlerinden olan balık etinin, insan sağlığı açısından birçok faydasının olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanları balığın faydaları hakkında bilgi verdi.

kis-mevsiminde-balik-tuketmek-icin-5-neden-85451

1.    Kalp hastalıkları riskini azaltır

Balığın içerisinde bulunan omega 3 yağ asitleri kan yağlarını düşürerek kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltır 

2.    Alzheimer riskini azaltır 

Yapılan arastırmalar haftada 1 balık tüketmenin beyindeki gri madde nöronlarını koruyabileceğini göstermiştir.  Çalışmalarda haşlanmış veya fırında (kızartılmadan) balık tüketenlerin beyindeki öğrenme ve hatırlama merkezinin etkilendiği görülmüştür. 

3.    Saç ve deriyi güzelleştirir

Balık derinin iyi beslenmesini ve parlamasını sağlar. Yapılan çalışmalar balık ve balık yağının sedef hastalığına etki edebilecegini göstermiştir. 

4.    Depresyonu yenin 

Araştırmalar antidepresanlarla birlikte balık tüketilmesinin balık tüketmeyenlere göre depresyonu daha kolay yendiğini göstermiştir. 

5.    Kemik erimesini önler 

Küçük balıklarda bulunan kalsiyum kemiklerin güçlenmesini sağlar. Özellikle menopoz döneminde balık tüketmek şart . 
Balığın faydalarının yanında lezzeti de oldukca önemlidir. Her balık her mevsimde bulunmayacağı gibi tadı da mevsimden mevsime değişebilmektedir. Her balığın yağlandıgı bir ay bulunmaktadır bu da lezzetini etkiler. Ekim ayı gecici olarak Karadeniz’de beslenen balıkların Marmara’ya göçe başladıkları aydır. Palamut ve lüfer boldur. Kasım ayı  hamsi, levrek ve istavritin zamanıdır.  Aralık ayında ise palamut , hamsi, mezgit lezzetlidir. 
 

Ayva’nın Faydaları

Soğuk havalarda hastalık ihtimalinin artması nedeniyle bağışıklık sistemini güçlendirmek büyük önem kazanıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmede meyvelerin katkısına değinen Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet UzmanıUlaş Özdemir, “Ayva A, B, C vitamini ve potasyum bakımından zengin yapısıyla kanserden bağırsak rahatsızlıklarına, eklem ağrılarından öksürüklere kadar birçok hastalığa karşı koruyucu ve iyileştiricidir” dedi. Ayvanın içinde bulundurduğu polifenolik bileşikler, antioksidan bileşikler, diyet lifi, vitamin ve mineral açısından sağlık deposu olduğunu anlatan Özdemir, “100 gram ayvada günlük ihtiyacın yüzde 25’ini karşılayacak C vitamini bulunur. Ayva bağışıklığı güçlendirir ve kolesterolün dengede kalmasına yardımcı olur. Ayva çayı veya ayva suyu cilt yaralarının, akne ve lekelerin tedavisinde yardımcı olur” diye konuştu. Ayva’nın yararlarını daha detaylı bir şekilde yazımızın devamında bulabilirsiniz.

ayvanin-faydalari-19294

Aralarında elma ve armutun da bulunduğu “gülgiller” familyasından bir meyve olan ayvanın faydaları saymakla bitmiyor. Düşük kalorili bir meyve olan ayvanın yüzde 80’inin sudan oluştuğunu söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir “Ayvanın 100 gramında 52-57 kalori bulunur. Ayva, elma ve armuttan fazla polifenolik, antioksidan bileşikler bulundurur ve bu bileşikler diyet lifi, vitamin, mineral açısından sağlık deposudur” dedi.

Ayvayı kabuğuyla yiyin

Ayva nasıl tüketilmeli konusuna gelince, Ayvayı kabuğuyla yemenin diyet lifi alımını artırdığını söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir “Diyet lifi diğer meyvelerde de olduğu gibi kilo kontrolü için önemlidir. Ayva çiğ yendiği gibi pişmiş halde, reçel, marmelat, ayva suyu, çayı şeklinde de tüketilebilir. Meyvenin etli kısmında kateşin epikateşin denilen ayvaya buruk tadını veren tanenler bulunur. Bu bileşenler kolonda kansere sebep olan toksinleri ve kimyasalları bağlayarak ve mukozayı koruyarak özellikle kolon kanseri gibi bağırsak hastalıklarına karşı koruyucu rol oynar” dedi. Özdemir, ayvanın sindirim sistemi hastalıklarında, ishal, mide ağrıları ve bulantılarında da olumlu yararları olduğunu belirterek, “Ayva suyunun gastrik ülserlerde yardımcı olduğu ve gastrointestinal sistemi rahatlattığı da biliniyor” diye konuştu.

Kötü kolesterolden, stresten korur

Ayvanın C vitamini bakımından oldukça zengin olduğunu vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir, “100 gram ayvada günlük ihtiyacın yüzde 25’ini karşılayacak kadar C vitamini bulunur. C vitamini açısından zengin meyveler ve sebzeler vücudumuzdaki zararlı serbest radikalleri azaltmaya yardımcıdır ve strese karşı koruyarak vücudumuzun zayıf düşmesini önler. Ayrıca bu özelliği ile ayva bağışıklığı güçlendirir, mikroplar ve virüslerden koruyarak hastalıklara karşı koruyucu rol üstlenir” dedi.  Özdemir, ayvanın kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolün ve kan basıncının dengede kalmasına destek olduğunu söyleyerek, damar tıkanıklığı, kalp krizleri gibi koroner kalp hastalıklarına karşı da koruyucu olduğunu dile getirdi.

Böbrek taşı oluşumuna karşı

Ayva gibi potasyum bakımından zengin gıdaların tüketilmesinin kan basıncı seviyesinin kontrol altında tutulmasını sağladığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir, “Ayvanın potasyum içeriği böbrek sağlığının korunmasında da ön plana çıkıyor. Yapılan araştırmalar yeterince potasyum tüketmenin böbrek taşı oluşma riskini önemli oranda azalttığını ortaya koyuyor” açıklamasında bulundu.

Ayva ağrıları azaltır, öksürüğe iyi gelir

Ayvayı direkt olduğu gibi dilimlenmiş halde ağrıyan eklemlere, yaralara, şişiklere, göğüs ucu ağrılarına sürerek ağrının hafifletilebildiğini söyleyen Ulaş Özdemir “Ayvanın cilde faydaları’na baktığımızda, ayva çayı veya ayva suyu cilt yaralarının, akne ve lekelerin tedavisinde yardımcı olur. Serbest radikalleri azalttığından dolayı daha sağlıklı ve genç bir görünüş sağlamada rol oynar. Göz ağrılarında gözlerin üstüne ince ayva dilimleri koyarak 10 dakika bekletilebilir, ayva çayı ile sıcak uygulanabilir. Ayva suyu veya ayva çayı öksürüğe iyi gelir, bağışıklık sistemini destekler. Grip, nezle gibi hastalıklarda tedavi amacıyla kullanılabilir” dedi.

Sindirim sistemi dostu: Karnabahar

Sindirim sistemi, alınan besinlerin sindirim kanalı boyunca ilerlemesini, sindirim salgıları ile parçalanmasını ve emilmesini sağlar. Bu sürecin sağlıklı bir şekilde devamlılığı için dengeli ve lifli beslenmenin çok önemli olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Sindirim sitemimizi, özellikle de mide-bağırsak sağlığımızı korumak için sağlıklı beslenme çok önemli. Karnabahar mide asitlerini dengeler. Karnabahar yemeği ‘mide dostu’ yemeklerin başında geliyor” açıklamasında bulundu.

ASD
mana photo

Sindirim sisteminin yaşamsal faaliyetlerini güçlendiren ve devam ettiren en önemli etkenlerinden biri; orada yaşayan yararlı bakteriler olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Bu yararlı bakterilerin (probiyotik) yaşaması ve çoğalması için gereken lifi, besinler en fazla tam tahıllar, kuru baklagiller, pırasa, karnabahar, sarımsak, soğan, yeşil yapraklı sebzeler, muz, avokado gibi meyveler, turşu, boza, şıra, sirke ve tarhana gibi fermente ürünler ve kefir, yoğurt gibi fermente süt ürünleridir. Özellikle karnabahar yemeği ‘mide dostu’ bir yemek olarak örnek verilebilir. Karnabahar mide asitlerini dengeler” dedi.

Mideye iyi gelen besinler kişiden kişiye değişebilir

Mideye iyi gelen besinlerin bazen kişiden kişiye farklılık gösterebildiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Patates suyunun mideye yararı ile ilgili yapılan çalışmalar olumlu, fakat herkes için iyi gelir demek için yeterli değildir. Ancak mide-bağırsak hastalıklarını önlemek için bitki çayları en doğal etkiye sahip. Rezene çayı, papatya çayı, meyan kökü ve tıbbi nane çayı en önemlileri. Nane çayı reflüsü olanlar için uygun değil” şeklinde konuştu.

Aşırı sıcak, kafeinli ve aşırı baharatlı yiyecekler mide ve bağırsak için zararlı

Sağlıklı beslenme alışkanlığının çocuklukta, hatta bebeklikte, ailede başladığını vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Katkı maddeli hazır yiyecekler, aşırı baharatlı-soslu-kremalı yiyecekler, kızartmalar, aşırı soğuk-aşırı sıcak yiyecekler, asit oranı yüksek içecekler, aşırı şekerli yiyecekler, aşırı kafeinli içecekler mide ve bağırsak sağlığına zarar veren yiyeceklerdir” şeklinde konuştu.

Sadece sağlıklı beslenme ile mide kanseri riski en aza indirilebiliyor

Yapılan çalışmalara göre mide kanserini önleyici olarak tek bir besinin kesin olarak bağdaştırılamadığını söyleyen Tuba Örnek, “Çalışmalar şunu gösteriyor ki; mide kanseri veya diğer kanserlerden korunmak sağlıklı ve dengeli beslenmekten geçiyor. Sadece sindirim sistemini olumsuz etkileyen yiyeceklerden uzak durduğumuz zaman bile kanser riskini en aza indirgemiş oluyoruz” dedi.

KİLO VERMEK İÇİN 8 SÜPER GIDA – (HAFTALIK SAĞLIKLI BESLENME!)

Merhaba arkadaşlar bugun zayıflamak için 8 tane gıdadan bahsedeceğim

1 . Burokoli

2. SALATALIK

3. BAKLİYATLAR

  • Demirhindi.
  • İ̇rmik.
  • Kırmızı Mercimek.
  • Kuru Bakla.
  • Kuru Fasulye.
  • Mısır.
  • Nohut.
  • Pirinç

4.YULAF EZMESİ

YULAF EZMESİNİ SÜTLE VE YAĞ KONUP NOHUT GİBİ KAYNATILACAK PİŞİRİLECEKTİR

5.KETEN TOHUMU

ANTİOKSİDAN VB 30 GR TAZA CEKİLMİŞ GIDALARA KATILMADIR YOGUR SALATA YEMEK GİBİ GIDALARA SERPİŞTİRİLİR

6. ELMA

ÜNLÜ SÖZ 1 ELME DOKTORU UZAK TUTAR

7. YEŞİL CAY

8. ACIBİBER

Uzun Yaşamın Sırrı! – Oytun Erbaş – Olmaz Öyle Saçma Tıp! B01

FluTV şimdi de tıp alanına el atıyor! Karşınızda deneysel tıp çalışmalarıyla dünyaca ünlü doktor Oytun Erbaş. Provokatör editörümüz İlker Canikligil soruyor, Oytun Hoca acımasızca ezber bozuyor! İlker Canikligil ve bir doktor olmasına rağmen Oytun Hoca neden doktorlara uyuz oluyorlar? Safra kesenizi aldırmasanız da olur mu? Tıbbın akıl almaz saçmalıkları nelerdir? Sorun insanda deyip bu konuyu kapatabildik mi? Hipokrat yemini var mı? Tıpta etik var mı? Tıp bir nevi yazı-tura oyunu mu? Uzun yaşamın “sır”rını artık bu programda açıklıyoruz: Hiçbir şey yapmayarak en uzun siz yaşayın! Uzun yaşam geniniz var mı, yoksa nereden alacaksınız bu geni? Kanser geni aynı zamanda hangi hayırlı işlere yarıyor? Oytun Hoca öpüşmeden önce neden laboratuvara gidiyor? Öpüşürken doğru kişiyi bulmak için ne yapmalısınız? Bu programdan sonra sigarayı bırakacak mısınız? Tomografi çıktı, MR çıktı ve nihayet ecelin adı kondu mu? Genetik belalardan biri de obezite mi? İnsanoğlu evrimi nasıl bozdu? Gelecekte bizi hasta bir toplum mu bekliyor? Ağır Yaşamlar programına çıkmadan önce yapmanız gereken obezite testi nedir? Her şeyi çözen, kafanıza süreceğiniz o mucizevi karışım nedir? Batı tıbbı bir yalandan mı ibaret? Bitkiler her şeye iyi gelir mi? Oytun Hoca’nın mottosu nedir? Yıpranma alametleri nelerdir? İlaç içmeden önce ne yapmalısınız? En nihayetinde vardığımız nokta “her şeyin aşırısı kötüdür arkadaşlar” mı oldu? Bir önyargıyı daha yıktık mı, tatlı ve güzel şeyler aslında hep de zararlı değil mi? Baklavasız yaşanır mı? Sıfır şeker olayı bir dümen mi? Eskiden herkes sağlıklı ve genç mi ölüyordu? Hafızanızı diri tutmak için şart olan yumurta kürü nedir? Beyin çöküşümüz ne zaman gerçekleşecek? Ortalığı zombiler, walking dead’ler mi saracak yavaş yavaş? Alay mı mektepli mi? Oytun Hoca nasıl oldu da okulu bitirmeden köyde doktor oldu? Bir hastalığın ilacı çoksa tedavisi yoktur mu? Oytun Hocamızın farelerle zoru ne? Ebegümeci hangi durumlarda işe yarar? Murphy kuralları yine nerede işliyor? Hastalıkların level’i genelde nedir? Hocamız nihayet açıklıyor: Hepimizde manyaklık geni var! Tıbba, bilime, deneylere dair tüm saçmalıkları aydınlatmaya çalıştığımız Olmaz Öyle Saçma Tıp, her şeyi bilimsel olarak sorgulayan Doktor Oytun Erbaş ile yayında. Bu programda anlatılanlar, tıbbi sorunlarınız için yetkili uzman ve kurumlara bizzat başvurmanız zorunluluğunu ortadan kaldırmaz, lütfen kendinize çok iyi bakınız. FluTV “Dünyanın En Otantik İçeriklerini Sunan” yepyeni bir dijital platformdur. Videolardan haberdar olmak için lütfen abone olun.

Destek için Patreon sayfamız: http://flutv.me Kanal: http://flutv.online Twitter: https://twitter.com/flutivi Instagram: https://www.instagram.com/flutv.online/

Kategori

KIŞ DİYETİ

Kış geldi mi bedenlerimiz yağlanmaya başlıyor. Buna bir de “kış miskinliği” eklenince üç-beş kilo yağlanmak kaçınılmaz hale gelebiliyor. Oysa biraz dikkat edebilsek kış ya da yaz fark etmiyor, sağlıklı bir kilo aralığında kalmamız her mevsim mümkün olabiliyor. Bunun için Yaşasın Hayat Ekibi olarak sizi beş gün sürecek bir “beslenme yolculuğuna” çıkarıyoruz.

Doğan Hızlan üstadın dediği gibi; “bir dirhem etin bin ayıbı örtmediği, balıketi denince uskumru ile balina arasındaki farkı karıştırmamamız gerektiği” farklı bir dünyada yaşıyoruz. Ve çoğumuz “daha güzel, daha çekici, baştan çıkarıcı ya da daha yakışıklı olmanın” anahtarlarından birinin de fazla yağlarımızdan kurtulmakla ilişkili olduğuna inanıyoruz. Kısacası kilo fazlalığından hoşlanmıyor, fazla yağlarımızdan kurtulup hafiflemek istiyoruz.
İnsan vücudunun yağlanmaya daha eğilimli olduğu, hatta “yağlanmak üzere programlandığı” düşüncesinde olanlardan biriyim.
Genetik hafızamız geçmişte yaşadığı kıtlıklar ve yokluklardan etkilenerek bizi azıcık yağlı tutmaya programlı gibi görünüyor.
Bu programın özellikle kış aylarında daha çok çalıştığı kesin.
Çünkü kış geldi mi -muhtemelen soğuk havaların etkisini azaltmak amacıyla- bedenlerimiz yağlanmaya başlıyor, buna bir de “kış miskinliği” eklenince üç-beş kilo yağlanmak kaçınılmaz hale gelebiliyor.
Sonra biz de ilkbaharla birlikte bu yağlardan kurtulmanın yollarını arama çabalarına girişiyoruz.
Oysa biraz dikkat edebilsek kış ya da yaz fark etmiyor, sağlıklı bir kilo aralığında kalmamız her mevsim mümkün olabiliyor. Bütün mesele, azıcık bilgilenmek ve bu bilgileri hayata geçirmekle ilgili.
Yaşasın Hayat ekibi olarak sizi beş gün sürecek bir “beslenme yolculuğuna” çıkarıyoruz.
Bilerek ve özellikle “diyet yolculuğu” deyimini kullanmadım, zira dizinin sadece bu kış yağlanmanızı önleyeceğini düşünmüyorum.
Okuyacaklarınızın daha hafif, daha aktif, daha sağlıklı ve daha keyifli bir kilo aralığında sürekli olarak kalabilmenize yardımcı olacağını umuyorum.

NEDEN KİLO ALIRIZ?

Bazen az hareket ettiğimiz, bazen çok fazla yediğimiz, bazen de iki yanlışı birlikte yaptığımız için vücudumuz aşırı yağ depolamaya başlar.
Yiyip içtiklerimizin kalorisi harcadığımız kaloriden daha fazla olunca “yağlanmak”, yani enerji (kalori) fazlasını “yağ” olarak göbekte, gıdıkta ya da karaciğerde, kalçada depolamak kaçınılmaz olur. Yine de yukarıdaki sorunun cevabı her zaman bu kadar net ve açık olmayabiliyor.
Bazıları metabolizmaları yavaşladığı (tiroid tembelliği/hipotiroidi) için, bazıları hormonal değişiklikler nedeniyle vücutları neredeyse bir “yağ üretme makinesi” haline geldiği için (insülin direnci buna örnektir) az yese bile hızla yağlanıyor ve kolayca kilo alıyor.
Daha da fenası diyet de yapsa yağlarını eritemeyip fazla kilolarından kurtulamayabiliyor.
Kısacası herkesin kilo hikâyesi farklı oluyor.

EN GÜVENİLİR KİLO KRİTERİ HANGİSİ?


Tartı aletlerinin gösterdiği rakamlar tabii ki önemli bir kriter ama bu rakamlar her zaman fazla yağlı olduğunuz anlamına gelmez.
Kemik ve kas dokunuz arttı-ğında da ya da vücudunuzda su toplandığında da (ödem) kilonuz artabilir.
Beden kitle indeksi (BKI) de kriter olarak kullanılabilir ve oldukça güvenilir bir kıstasıdır. (Beden kitle indeksinin formülünü yandaki kutuda bulacaksınız.)
Ayrıca aletlerle belirlenen “yağ/kas oranlarınız” ve “yağ yüzdeniz” de değerlendirmelerde kullanılabilir. “Bel çevresi” ve “bel/kalça oranı” da son derece önemli ölçütlerdir.

SADECE ÇOK YEDİĞİMİZ İÇİN Mİ ŞİŞMANLARIZ?


Tabi ki hayır. Bazen sadece fiziksel aktivitemiz sınırlandığı için de kilo alabiliriz.
Düzenli egzersiz yapan, aktif bir fiziksel hayatı olan biriyseniz ve belirli bir dönemde, örneğin geçirdiğiniz bir ameliyat ya da kaza nedeniyle 3-4 ay süreyle aktiviteniz sınırlanmışsa, enerji dengeniz bozulup yağ depolarınız artacağı için kilo alabilirsiniz.
Herhangi bir zamanda metabolizmanızda oluşan bir arıza veya hormon dengenizdeki bir değişiklik de kilo almanıza yol açabilir.
Muhakkak ki genetik miras da önemli bir belirleyicidir. Ailenizde şişman insanlar çoksa bu sizin de şişman olma riskinizi en az yüzde 30 artırır.
Uzmanlara göre şişmanlık yüzde 25-40 oranında kalıtsaldır.

KİLO KAZANIMINI TETİKLEYEN DİĞER FAKTÖRLER NELER?

Ergenlik dönemi, kadınlarda menopoz, erkeklerde andropoz kilo almayı kolaylaştıran devrelerdir. Sigarayı bırakmak, alkol tüketimini artırmak kilo almaya yol açabilir. Ayrıca bazı ilaçların da kilo almayı hızlandırabileceği biliniyor. Psikolojik sorunlar da yeme davranışını değiştirip kilo aldırabiliyor. Stres bazılarına kilo verdirirken bazılarına aldırıyor.

TARİFLER

Yaşasın Hayat çorbası

(4 kişilik) 60 kal
Malzemeler: 
– Yarım su bardağı küp küp doğranmış soğan ? 1,5 su bardağı doğranmış havuç ? 1 su bardağı doğranmış kereviz 
– 2 su bardağı doğranmış domates 
– 1 su bardağı doğranmış taze fasulye ? 4 su bardağı su ? 2 yemek kaşığı fesleğen (kurutulmuş) ? 1 çorba kaşığı sızma zeytinyağı ? 2 çay kaşığı kıyılmış sarmısak ? 1 adet defne yaprağı (koku vermek için)
Tencereye zeytinyağını koyup soğanları hafifçe pişirin. Üzerine havuç ve sarmısaklarınızı da ekleyip pişirmeye devam edin (ortalama 5 dakika). Küp şeklinde doğranmış domateslerinizi ekleyerek ve salça kıvamına gelene kadar orta ateşte bekletin. İçerisine kerevizi de ekleyerek 1 dakika daha pişirin. Kalan malzemeleri su ile birlikte ilave edin ve kısık ateşte 10 dakika daha pişirmeye devam edin. Koyduğunuz defne yaprağını çorbanız piştikten sonra içerisinden çıkarabilirsiniz.

Sebzeli biftek

(4 kişilik) 1 porsiyon: 220 kal
Malzemeler: ? 500 gr. biftek ? 3-4 dal brokoli ? 2 adet soğan ? 4-5 diş sarmısak ? 6-7 adet yeşil sivri biber ? 3 adet domates ? Yarım demet maydanoz ? Yeteri kadar baharat
Biftekleri yanmaz tavada ızgara usulü pişirin. Soğan, sarmısak, biber domates, brokoli, maydanoz ve salçayı başka bir tavada (bifteğin çıkan suyundan da içine katarak) pişirin. Pişmiş olan biftekleri yaklaşık 40’ar gram kesip üzerine bir yemek kaşığı domatesli sostan koyarak servis edin.
Diyetisyen Müge BAŞER


Tarçınlı çay

Tarçın insülin direncine karşı savaşta en büyük yardımcılarınızdan biridir.
Günde 2 fincan tarçın çubuğu eklenmiş yeşil çay kan şekerinizin dengelenmesine ve bel çevrenizdeki yağların yakılmasına destek olur. Bu karışıma ekleyeceğiniz 1 dilim limon ve 1 adet biberiye dalı ile metabolizmanızı canlandırabilir, günlük enerjinizi artırabilirsiniz.
Diyetisyen Deniz YEMİŞÇİ

KESİP SAKLAYIN
Dr. Evren ALTINEL

Neyi ölçmeli hangisini seçmeli

Önceleri kilo ve boy ölçümü vardı. Kilonun boydan 10 eksik (!) olması gerektiği söylenirdi. Sonra Beden Kitle İndeksi (BKİ) formülü oluşturuldu. Vücut yapısını tanımlamaya yetmediği gözlendiğinde BKİ’ye bel çevresi ve bel-kalça oranı eklendi.
2000’li yıllarda “ense kalınlığı” devreye girdi. Boyun çevresi ölçümü vücut yağ oranı ile ilişkilendirildi. Son zamanlarda bu listeye el bileği çevresi de eklendi. Bilimsel araştırmalarda da sağlık riski analizlerinde de BKİ, bel çevresi ve bel-kalça oranı en önemli değerlerdir.

BEDEN KİTLE İNDEKSİ

Vücut ağırlığı (kg) / Boy uzunluğunun karesi (m2)

Beden Kitle İndeksi Tanım
<18.5 Zayıf
18.5-24.9 Normal
25-29.9 Kilolu
30-39.9 Obez
>40 Aşırı obez

BEL ÇEVRESİ (cm)

Kadın  Erkek  Tanım
>80 >94 Kilolu
>88 >102 Obez

BEL – KALÇA ORANI

Erkek > 1.0    Kadın > 0.8
olması durumunda kiloya bağlı sağlık sorunlarının oluşma riski artar.

Kış diyeti 1. Gün

KAHVALTI
– 1 adet yumurta
– 30 g (1 köfte kadar) yağsız dil peyniri
– 50 g (2 ince dilim) tam buğday ekmeği
– 5 adet zeytin
– Mevsimine göre yağsız çiğ sebze

ARA ÖĞÜN
– 100 g (1 küçük boy) elma 

ÖĞLE YEMEĞİ
– Salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ilaveli)
– 4 çorba kaşığı etsiz sebze yemeği
– 200 g (1 su bardağı) yağsız yoğurt
– 4 çorba kaşığı bulgur pilavı

ARA ÖĞÜN
Yalancı kırmızıbiber

(2 kişilik) 125 kal.

Malzemeler: 2 adet iri kırmızıbiber,  1 çay bardağı lor peyniri, 1 çay bardağı yoğurt, 10-12 dal dereotu, 1 yemek kaşığı dövülmüş ceviz, 1 tatlı kaşığı çörekotu.
Nasıl yapılır?: Kırmızıbiberleri yıkadıktan sonra çekirdeklerini çıkarmadan ızgarada közleyin. (Hazır satılan konserveleri de tercih edebilirsiniz.) Bir kapta lor peynir, yoğurt, ceviz ve kıyılmış dereotunu karıştırın. Biberleri doldurun. Üzerini çörekotuyla süsleyin.

AKŞAM YEMEĞİ

– Salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ilaveli)
– 2 kepçe Yaşasın Hayat! çorbası
– 90 g (3 köfte kadar) sebzeli biftek  

ARA ÖĞÜN

– 10 adet badem (tuzsuz)

DİYET İÇİN ÖNEMLİ BİLGİLER

DİYET İÇİN ÖNEMLİ BİLGİLER

Kilo sorunu olanlar, aslında fit olup da bölgesel bazı fazlalıklarını takanlar, hepimizin ortak sorunu fazla kilolar. Ortak derdimiz sağlıklı olmak ve fit görünmek. Ortak hayalimiz yiyip yiyip kilo almamak. 🙂
Sizi bilmem ama benim ideal kiloma ulaşabilmem için 7 kilo vermem gerek. Geçen yıl 7- 8 ay kadar, küçük yeme alışkanlığı değişikliğiyle ideal kiloma çok yaklaşmıştım aslında. O zamanlar eşimle birlikte diyet yapıyorduk. O bozdu ben de bıraktım hemen. 🙂 🙁  Demek ki tek başıma diyet yapamıyormuşum.
Aradan uzun zaman geçti ben eskisi gibi verdim makarnanın pilavın gözüne! Verdiğim kiloları aynen geri aldım tabi.

Nihayet O Gücü Buldum Kendimde

Dün -Pazartesi günü:)- iş arkadaşlarımla bir anda diyete başlamaya karar verdik. Her neyse, yanıma eküri bulduğuma göre rahatça kilolarımdan kurtulmaya başlayabilirim.Birlikte yasaklar ve serbestler listesi oluşturduk. Bu kurallara uymayan ceza olarak biz hariç diğer arkadaşlarına çikolata ısmarlayacak ve onların yemesini seyredecek. 🙂 Her gün tartılıp bir kenara kilomuzu not alacağız. Her gün tartılmanın tek amacı, verdiğimiz yüzer gram bazında kiloların bizi motive etmesi. Her ayın sonunda en çok kilo verene de hediye alacağız. 

Yasaklar Listemiz

  • ekmek
  • pilav
  • makarna
  • patates (haşlama, kızartma)
  • tatlı(her türlü)
  • şeker

Yasaklar listesinden arada ufak kaçamaklar olabilir elbet. Biz de insanız canım! Patates çok faydalı aslında. Bu sebepten o biraz daha serbest. Pirinç ise çorbalarda yemeklerde olursa göz ardı edebiliriz ancak oturup bir tabak  pilav yenmeyecek!

Serbestler Listemiz

  • sebzeler (meyve sınırlı ama yasak değil)
  • bitkisel yağlar
  • tereyağ
  • tüm süt ürünleri
  • her türlü zeytin
  • yumurta
  • beyaz ve kırmızı et
  • kuruyemiş

 Bu durumda vücut ihtiyacı olan vitamin, mineral, lif ve karbonhidratı bu saydığım serbestlerden alacaktır. İnsanlar bitkisel yağlara ihtiyaç duyarlar. Her gün mutlaka sıvı yağ tüketmeliyiz. Sütün yoğurdun da yağlısı makbul. Yağı alınmış süt ürünlerine karbonhidrat ekliyorlar. Tam tahıllı, yani mümkün olduğunca az işlenmiş gıdalar da sınırlı ölçüde tüketilmeli.


Bu tür yeme alışkanlığı herkese uygun olmayabilir ama bana çok faydalı oldu. Ben bu şekilde baya kilo verdim. Yasaklar listesindeki her şeye bayılıyorum. Hatta iskenderin eti değil de tereyağa banılmış pidesi daha lezzetli gelir bana. Ancak ne yazık ki ekmek zararlı. Aslında dalından koparıp yemediğimiz kendi uydurduğumuz işlem görmüş tüm yiyecekler zararlı. Aslında bilinen besin piramidi ters çevrilmeli ve piramitte en altta bulunan işlenmiş tahıllar en yukarı gelmeli.Bunu ben söylemiyorum. Pek çok bilim adamı bunu kabul etti. Ancak bunca yıldır doğru kabul edilmiş, gerçek sanılmış yanlışları bir anda ters yüz etmek kolay değil. Ben bizzat deneyerek uygulayarak da faydasını gördüm.

Ekmek değil de pilav ve makarnaya, patates kızartmasına bayılıyorum. Bu yüzden sürekli bu yeme alışkanlığına sağdık kalamadım. Fakat yavaş yavaş bu yiyecekleri sevmediğime ikna etmeye başladım kendimi. Bu işin ömürlük olabilmesi için başka yol yok. Aksi halde diyeti bırakınca başa dönüyorum.

Spor

Spor yapmadan yaşamak olmaz. Spor sağlıktır. Sağlığın yanında sporla sıkı, fit bir görünüme kavuşursunuz. Ben düzenli olarak spor yapıyorum. Eğer spor salonuna gitme imkanınız yoksa tempolu yürüyüş, jogging yapıp evde de -hareketleri doğru yapabileceğinize inanıyorsanız- mekik vs gibi kas çalışıp cila yapabilirsiniz. Pilates videoları edinip evde yapabilirsiniz.

Elbette ki bütün bu anlattıklarım, hiç bir sağlık sorunu olmayan sağlıklı kişilere önerdiğim genel diyet ve egzersizlerdir.

Bu günden itibaren gün gün ne yediğimi, ne yaptığımı ve nekadar kilo verdiğimi sizlerle paylaşacağım. Haydi bismillah. 🙂

SAÇ DÖKÜLMESİNE ETKİLİ ŞAMPUANLAR

1/7

Vücut sağlığı açısından gerekli ve önemli olan D vitaminin azalmasıyla hem ciltte hem de saçlara belirtiler kendini gösteremeye başlar. Bu dökülmeler zamanla artar. Sizler de saç dökülmesiyle karşı karşıysanız mutlaka piyasadaki şampuanları deneyebilirsiniz. Etkili şampuanlar sayesinde kısa sürede saç dökülmesinin önüne geçebilir, hayal ettiğiniz parlak saçlara kavuşabilirsiniz. 2/7

Gündelik hayatı olumsuz bir şekilde etkileyen saç dökülmesi,  genetik kökenli olmakla birlikte çeşitli hastalıklardan dolayı da ortaya çıkabilir. Yapılan araştırmalara göre özellikle B12, magnezyum, çinko ve demir eksiklikleri saç dökülmesine neden oluyor. Zayıflayan saçlar kendilerini yenilemek için dökülürler ve saç köklerinden sağlıklı saçlar çıkar. Ancak bazen yeni saçlar çıkmaz ve olan saçlarınız ince, cansız ve hacimsiz bir hal alır. Saçlarınızın dökülmesinden şikayetçiyseniz kullandığınız şampuanı da değiştirerek işe başlamalısınız. Peki bu şampuanlar neler? Hanfi şampuanlar saç dökülmesini engeller? 

3/7

1-Bioxcin Quantum Şampuan 300 ml / 30,00 TL

İçeriğinde bulunan Bio-Activ sayesinde saç dökülmesini önlerken aynı zamanda kepeklerin azalmasına da yardımcı oluyor. Uygun fiyatıyla da piyasadaki saç dökülme karşıtı şampuanların en sevilen ürünü oldu.4/7

2-American Crew Şampuan 250ml / 56,70 TL

Mat, kuru ve yıpranmış saçların onarılmasına yardımcı oluyor. Çift ekili içeriği sayesinde saç derisini yeniler ve saçların güçlü şekilde çıkmasını sağlar.5/7

3-L’oreal Professionnel Şampuan 500 ml / 72,00 TL

Tüm saç tiplerinin kullanabileceği, saç dökülmesini gözle görülür şekilde azaltır.

6/7TweetleFacebook’ta paylaş

4-Tresan Isırgan Otu Şampuanı / 23,00 TL

Isırgan otu, saçların yeniden çıkmasını sağlayan ve dökülmeyi durduran bir besindir. Tresan markası da ısırgan otu özlerinden oluşan kaliteli bir şampuan üretmiş. Kullananların bir çoğu hızlı etki gösterdiği ve saç dökülmesini azalttığı hakkında yorumlar yapmış.7/7TweetleFacebook’ta paylaş

5-SemaMed Saç Dökülmesi Durdurucu Şampuan / 34,90 TL

Uzun yıllardan beri cilt ve saç bakımı konusunda sayısız ürün çıkaran Sebamed, saç dökülmesine karşı bir şampuan çıkardı. İçerdiği bitkisel özler sayesinde saçları güçlendirerek koparak dökülmesini önlüyor.Peygamber Efendimiz 

DUDAK UCUKLARI NASIL GECER KULLANILAN KREMLER

Dudağınızın kenarında çıkan uçukların görüntüsü sizi rahatsız ediyorsa ve rahat bir şekilde yemek yemenizi engelliyorsa kullanabileceğiniz en iyi uçuk kremlerini fiyatlarıyla birlikte sizler için derledik.

İşte en iyi 5 uçuk kremi…

Vectair

15.13 TL


3/6

Acly

3.92 TL

Herpclair Jel

12 TL

5

Bepanthen

11,40 TL

Travazol

14.59 TL